Uzun zaman önce gitmek istediğim ama bir türlü kısmet olmayan bir dostun masası...
Efendim annemde kaldığım zaman o kadar çok gezecek yer varki, gidilecek arkadaşlar ahbaplar, eski dostlar falan.
Daha evimdeylen planlıyorum şuna gidelim buna gidelim diye.
Bu sefer de, uzun bir süredir twitter da yazıştığımız, başlarda nam-ı müstear kullandığı için tanıyamadığım, sonra ise dayanamayıp benim ablacım diyen, çok sevdiğim ve kıymetli bir kardeşim, hatta bir nevi akraba olduğumuz ve gençliğime benzettiğim (çok yaşlıyım ya ) D. kardeşimize gitmeye karar verdim.
Annem bendeydi çarşamba günü, uzun bir süredir gelmeyince sonunda ısrarlarımıza dayanamayıp biraz da benim rahatsızlığım bahanesiyle geldi. Akşamına ise bende onunla beraber marmaraya döneceğim, evde konuşuyoruz ya D.'lere gidelim anne ben çok mahçubum onlara karşı uzun zamandır gidemedim onlar bana gelmişlerdi.
Annem : olur cumartesi gidelim, sonra: ama cumartesi babası evde oluyor iyisimi cuma gidelim, diye konuştuk ama o gün haber vermeyi unuttuk.
Perşembe günü annem markete çıkınce tesadüf işte annesi S. ablayla karşılaşmış ve ona söylemiş.
İşte efendim biz cuma günü gittik D. kardeşimize. Meğer perşembe gecesi yani bizim gidelim diye konuştuğumuz ama aramayı unuttuğumuz gece bizi rüyasında görmüş ve annesine demişki anne Fatma ablalar bize geliyordu rüyamda demiş, annesi de sonra markete çıkınce annemle karşılaşmış. :)
Kalbi temiz, yüzü gibi huyu da güzel kardeşime malum olmuş geleceğimiz demek ki...
Çok yürekten istemiş birde, benim twitterda yolda yazdığım twitleri görünce...
Kalabalık olmayalım biz bize olup bol bol sohbet edelim diye kimsede yoktu fazla, ama sohbete doyum olur mu hiç, biz de doyamadık haliyle...
Sözde annem nolur fazla birşey hazırlamayın demiş ama ne mümkün, donatmışlar maayı maaşallah.
Becerikli annenin becerekli de kızı olunca tadına doyulmayan muhteşem lezzetler çıkmış ortaya.
Be lezzetlerden bazıları... haşhaşlı bükme,
peynirli domatesli poğaça,
D. nin yaptığı tarifini portakal ağacından aldığı ıspanak salatası
enfesti doğrusu,
kıymalı börek,
Milföy pastacık,
mini pasta,
farklı bir açıdan mini pasta, ve fotograflamayı unuttuğum birde patates yuvası vardı.
Oruçlu bir arkadaş vardı, akşam saatinde elektrikler kesilince ortaya böyle hoş bir görüntü çıktı.
Çok keyifli ve tadına doyum olmayan bir gün oldu, geçenlerde eski günlere fena takmıştım, onun üstüne çok iyi geldi.
Elimizde büyüdü diyebilim D, kardeşim, biz onu tanıdığımızda daha 2 yaşlarında falandı, şimdi ise artık bir genç kız. Ben ise yaşlandığımı hissediyorum artık :P
Sohbet, muhabbet çok çok güzeldi, vakit epeyce ilerlemiş farkında bile değildik.
Zorla ayrıldık birbirimizden diyebilirim, tabiki gece twitterdan devam etti, muhabbet.
Bu postu da merakla bekliyor, biraz önce twitterdan ilan ettim hatta :)
Canım, çok moralsiz olduğum bir gün bana çok büyük moral oldun, çok iyi geldi seninle konuşmak,
sende eski beni görüyorum zaten, bu daha da çok hoşuma gidiyor.
Ben maalesef hayallerimin peşinden koşamadım, destekleyen yerine köstekleyenim vardı, ama umarım hayat senin yüzüne güler...
Gülen yüzün hiç bir zaman solmasın canım, Rabbim hep güzel günler göstersin sana...


































