Aslında şu an gözlerimden uyku akıyor, ama nafile söz ağızdan bir kez çıktı, sahurda bu postu yazacağımı söylemiştim, elim mahkum yazıyorum.
İftardan beri ayaktayım, oturduğum vakitlerde ise barbunya ayıkladım, hatimimi okudum, sahurumu yaptım, biraz yemek tarifi bakındım 10 dakika kadar ve alışveriş listemi oluşturdum.
Pazar günü iftara misafirlerim var, geleneksel aile iftarımız. İçin ilginç tarafı, bundan daha önce bahsetmiştim; son bir kaç yıldır dayımlar her Ramazan ayrı evlere iftara geldiler, hatta aramızda epey bir espri konusu olmuştu, hatta şimdi aaa sen hala aynı evinde misin diyorlar :)
Neyse şimdilik iftar davetini kısa kesiyorum, bunun hakkında post hazırladığım zaman zaten uzun uzun konuşuruz.
Şimdi mimlere geçelim:
Bu mimleri diğer mimlerde olduğu gibi yine Sade ve Derin arkadaşım gönderdi, kendisine çooook teşekkür ediyorum beni hiç bir zaman unutmaz, sağolsun hep mimler.
Daha önce birkaç kez daha mimlemişti ama ben vakitsizlikten cevaplayamadım maalesef.
Bu sefer sıcağı sıcağına cevaplıyorum, hadi bakalım gelsin sorular ve cevaplar:
Kötü Hissetme Mimi:
Mimin konusu kendinizi kötü hissettiğinizde yaptığımız şeyler:
Kendini kötü hissetmek benim sıklıkla yaşadığım bir durum.
Cevabı ise her zaman yaptığım gibi kendimi eve kapatırım, kimseyle görüşmek istemem, telefonlarıma cevap vermem hatta kapatırım, gözüm dalar öyle boşluğa bakar dururum, ya da tv açar boş boş bakınırım. Hiç ama hiç bir iş yapamam, bütün gün sadece yatarım...
Mimi yazarken bile kötü oldum, bir de ben bunu yaşarken nasılım anlayın artık...
Geldik ikinci mime:
Acayip sorular:
1. Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan bir yılınızda ne yapardınız ?
En başta her şey Rabbimin takdiri diye düşünürdüm, önce güzel bir tevbe ederdim. Yakınlarımla helalleşir ve ömrümün kalan kısmını ibadetle geçirirdim...
2. Fobileriniz, takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?
Oooo tam adamına soruldu yani, börtü böcek dahil (karınca hariç) bütün hayvanattan korkarım, elimde değil, gördüğüm an çığlığı basarım. En büyük kabusum ise yılışık sırnaşık kediler ve arılar. Avazım çıktığı kadar bağırırım ve sonrasında sinir krizleri geçiririm bu derece ciddi korkuyorum, üstüme gelmeyin.
Takıntılarım ise mesela bulaşık makinesine; aynı tabak desenlerini araya başka şey karıştırmadan dizmek,
illa ki uyumlu giyinmek, zıtlıklardan pek hoşlanmam vs. vs. O kadar çok ki hngi birini yazayım. :)
3.Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız ?
Hıımmm ben böyle çok film izledim ya, ne yapayım tek başıma dünyanın ne kadar sefası kalırsa onu sürerdim, ama hiç olmasa yanımda sevdiğim biri olaydı. :)
4.Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?
Önce kendi yurdumu karış karış dolaşır, sonra Rusya'dan başlayarak bütün ülkeleri gezerdim. Neden Rusya, çünkü mimari yapısı çok hoşuma gidiyor bana sanki masallardaki bir şehir gibi geliyor.
5. İtiraf edin prens/prensese dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ?
Böğğkkk benim gibi bütün hayvandan korkan biri kurbağaya hayatta yaklaşmaz üstüme sıçrar diye :)
6. En son yaşadığınız küçük düşürücü unutamadığınız olay ?
Şu an uyku sersemi hiç aklıma gelmiyor, ama aklıma geldiği an yazarım...
7. Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?
Cüzdan, cep telefonları, anahtar.
8. Hayatınızın bir kitap/film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olsun isterdiniz ?
Daha küçüktüm Çalıkuşu'nu okuduğumda hatta ağlamıştım, sonra defalarca okuyup her seferinde etkilenmiştim. Artık okunmaktan cildi dağıldı kitabımın...
Film olarak aklıma bir şey gelmiyor.
9. En yakın arkadaşınızın uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ?
Yeter ki buralardan uzaklaşayım, hemen atlar giderdim...
10. İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir ?
Dünyanın ve insanlığın hayrına bir şeyler yapardım her halde.
Bir de kötü niyetleri insanları hoooppppp diye alıp okyanusa bırakırdım dünya böylece pisliklerden temizlenmiş olurdu...
Şimdi mimlediklerime geçersek, uzun zamandır blog aleminden uzağım kimler mimlendi, kimler cevapladı bilemiyorum ama adettendir hadi bende yazayım bir kaç isim:
Dilekce, Güzel şeyler dükkanı, Ekim ve Nisan, Pembe Deniz, Cadı kızın dırdırı, Cici bici şeyler, Gurme şirine, Yemek sevdam (Elif), Fransali gelin, Armutun sapı (Hilal), Değmesin yağlı boya, Sevecen, Sessiz teyyare, Swotpisces, Umut sepeti (Zeliha) Nilerk, Nil, Çiçeklendim ve adı şu an aklıma gelmeyen ama mimlenmeyen arkadaşları da mimliyorum.
Hadi bakalım düşünme sırası sizde :)
Saat oldu sabahın altısı, bana artık iyi uykular zaten şunun şurasında 3-4 saat ancak uyuyacağım. ,
Hepinize de hayırlı sabahlar ve iyi hafta sonları diliyorum.







